Skip to main content
Çukurambar, Muhsin Yazıcıoğlu Cad. Yonca Apt. No: 33/19 Kat:5 Çankaya / Ankara
Uzman Kadın Doğum Hekimi Op. Dr. Ayşegül Baylas Şahin ile, Özel Klinik Ortamında

Kürtajın Riskleri ve Zararları Nelerdir?

Kürtaj, tıbbi literatürde küçük cerrahi işlemler sınıfında değerlendirilir ve deneyimli bir hekim tarafından steril koşullarda, uygun gebelik haftasında uygulandığında komplikasyon oranı düşüktür. Buna karşın her cerrahi girişimde olduğu gibi kürtajın da bazı riskleri vardır; enfeksiyon, kanama, rahim içi yapışıklık, servikal (rahim ağzı) hasar ve nadiren rahim perforasyonu bu risklerin başında gelir. Riskin büyüklüğü; işlemin yapıldığı gebelik haftasına, kullanılan yönteme (medikal veya cerrahi) ve kliniğin hijyen standartlarına göre değişkenlik gösterir. Erken haftalarda ve doğru koşullarda yapılan işlemlerde ciddi komplikasyon görülme olasılığı yüzde birin altında kalmaktadır. Kliniğimizde her hastamız için işlem öncesi ayrıntılı değerlendirme yapılması, bu riskleri en aza indirmenin en etkili yoludur.
eylül 2026
Son Güncelleme Tarihi

Kürtaj Tehlikeli Bir İşlem midir?

Kürtaj, güncel tıbbi kılavuzlara uygun biçimde, deneyimli bir hekim tarafından uygulandığında tehlikeli bir işlem değildir. NIH kaynaklı StatPearls derlemesine göre güncel kılavuzlara uygun şekilde yapılan kürtaj, doğumdan yaklaşık 14 kat daha güvenlidir. Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Derneği (ACOG) de benzer şekilde yasal kürtajın son derece güvenli olduğunu ve doğumla ilişkili ölüm riskinin kürtaja kıyasla yaklaşık 14 kat daha yüksek olduğunu belirtmektedir. Birinci trimesterde yapılan işlemlerde ciddi komplikasyon oranı oldukça düşüktür; Mayo Clinic kaynaklı bir değerlendirmeye göre birinci trimester kürtajlarda komplikasyon oranı, çoğu ciddi olmayan türden olmak üzere, yüzde birin altındadır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) sınıflandırması bu noktada tüm sayfanın çerçevesini kuran ayrım niteliğindedir: kürtaj, “güvenli” ve “güvensiz” olmak üzere ayrılır. Komplikasyon oranları işlem türüne, gebelik haftasına, hastanın ek sağlık sorunlarına ve en önemlisi işlemin güvenli mi güvensiz mi yapıldığına göre değişir; güvenli kürtajların komplikasyon oranı güvensiz kürtajlara kıyasla belirgin şekilde düşüktür. Nitekim güvenli kürtajlarda ölüm oranı yüzde 0,2’nin altındayken, güvensiz kürtajlarda bu oran yüzde 4,7 ile 13,2 arasına çıkabilmektedir.

Bu veriler bize şunu gösteriyor: Riskin asıl belirleyicisi işlemin kendisi değil, kimin, nerede ve hangi koşullarda uyguladığıdır. Kliniğimizde bu nedenle işlem öncesi ayrıntılı muayene, doğru gebelik haftası tespiti ve steril ortam koşulları önceliğimizdir.

Kürtajın Olası Riskleri

Her cerrahi işlemde olduğu gibi kürtajın da bilinen komplikasyonları vardır. Bu riskler nadir görülse de hastalarımızı bilgilendirmek, olası bir durumu erken fark edip zamanında müdahale edebilmek açısından önemlidir.

Enfeksiyon

İşlem sırasında rahim içine mikrop bulaşması sonucu gelişir; NIH kaynaklı verilere göre görülme sıklığı yüzde 0,1 ile 2 arasında değişmektedir. Ateş, kötü kokulu akıntı ve kasık ağrısıyla kendini gösterir. Steril ekipman kullanımı, işlem sonrası hijyen kurallarına uyum ve gerektiğinde profilaktik antibiyotik uygulaması riski önemli ölçüde azaltır. Kliniğimizde her işlem steril koşullarda gerçekleştirilir.

Aşırı veya Uzayan Kanama

İşlem sonrası bir miktar kanama beklenir; ancak ped saatte birden fazla ıslanacak düzeyde kanama veya kanamanın uzun süre kesilmemesi anormaldir. Bu durum genellikle rahimde parça kalması veya rahmin yeterince kasılmamasından kaynaklanır. Erken teşhis ve gerektiğinde ek tedavi ile kontrol altına alınır. Doğru teknik ve deneyimli uygulama bu riski büyük ölçüde azaltır. Kanamalarla ilgili detaylı bilgiye kürtaj sonrası kanama sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Rahim Perforasyonu

Rahim duvarının işlem sırasında delinmesidir; literatürde görülme sıklığı binde 0,1 ile 4 arasında bildirilmektedir. Çoğu vaka fark edilmeden iyileşir, ancak şiddetli karın ağrısı veya beklenmeyen kanama uyarıcı olabilir. Ultrason eşliğinde işlem yapılması ve hekimin deneyimi, bu riski en aza indiren temel faktörlerdir.

Rahim Ağzı Yaralanması

Servikal dilatasyon sırasında rahim ağzında küçük yırtık veya hasar oluşabilir; sıklığı yaklaşık yüzde 1 civarındadır. Genellikle hafif kanamayla fark edilir. İşlem öncesi servikal olgunlaştırma ve kademeli dilatasyon uygulanması, bu riski azaltan başlıca önlemlerdir.

Rahim İçi Yapışıklık (Asherman Sendromu)

Rahim iç yüzeyinde yara dokusu oluşarak adet düzensizliği ve kısırlığa yol açabilen bir durumdur. Tek bir işlemden sonra görülme oranı düşükken, tekrarlayan kürtajlarda bu oran belirgin şekilde artar. Adet miktarında ani azalma veya kesilme dikkat çekici bir bulgudur. Gereksiz tekrarlayan işlemlerden kaçınmak ve nazik cerrahi teknik, riski azaltmanın anahtarıdır.

Anesteziye Bağlı Riskler

Lokal veya genel anestezi altında yapılan işlemlerde, anestezik ilaçlara bağlı alerjik reaksiyon, tansiyon düşmesi veya solunum sorunları nadiren görülebilir. Bu riskler anestezi öncesi ayrıntılı sağlık öyküsü alınarak ve işlem boyunca yakın monitörizasyon yapılarak en aza indirilir.

Gebeliğin Sonlanmaması

Özellikle medikal kürtajda, gebeliğin tam olarak sonlanmaması ve devam etmesi olasıdır; bu oran yönteme ve gebelik haftasına göre değişmekle birlikte düşüktür. İşlem sonrası kontrol ultrasonuyla tespit edilir. Bu durumda tamamlayıcı bir işlem gerekebilir. Takip protokolüne uyulması, bu riskin zamanında fark edilmesini sağlar.

Kürtaj Kısırlık Yapar mı?

Uzman bir hekim tarafından steril koşullarda ve uygun teknikle yapılan bir kürtajın, ileride gebe kalma olasılığını azalttığına dair tıbbi literatürde tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır. Tek seferlik, komplikasyonsuz geçen bir işlem sonrasında doğurganlık genellikle etkilenmez ve kadınların büyük çoğunluğu daha sonra normal şekilde gebe kalabilmektedir.

Kısırlık riskinin gündeme geldiği durumlar, işlemin kendisinden değil, belirli komplikasyonlardan kaynaklanır. Bunların başında tedavi edilmeyen enfeksiyonun tüplere yayılarak pelvik iltihaplı hastalığa yol açması gelir; bu durum tüplerde tıkanıklığa ve dolayısıyla doğurganlıkta azalmaya neden olabilir. Bir diğer risk faktörü, özellikle tekrarlayan işlemler sonrasında gelişebilen rahim içi yapışıklıktır (Asherman sendromu); yapışıklıklar embriyonun tutunacağı yüzeyi azaltarak gebe kalmayı zorlaştırabilir. Bunlara ek olarak, yetkisiz kişiler tarafından steril olmayan koşullarda, uygun ekipman ve teknik kullanılmadan yapılan işlemler ciddi enfeksiyon ve doku hasarına yol açarak kalıcı doğurganlık sorunlarına neden olabilir.

Bu tablo, riskin belirleyicisinin kürtaj değil, işlemin nasıl ve kim tarafından yapıldığı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kliniğimizde her işlem sonrası ultrason kontrolü yapılması, enfeksiyon bulgularının erken dönemde yakalanması ve gereksiz tekrarlayan işlemlerden kaçınılması, doğurganlığın korunması açısından önceliğimizdir.

Kürtaj sonrası gebe kalma süreci, adet döngüsünün normale dönmesi ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında ayrıntılı bilgiye kürtaj sonrası hamilelik sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Riski Artıran Faktörler

Kürtajın taşıdığı riskler herkes için aynı düzeyde değildir. Bazı durumlar komplikasyon olasılığını belirgin şekilde artırır.

Gebelik Haftasının İlerlemesi

Gebelik haftası ilerledikçe plasenta rahim duvarına daha derin tutunur ve rahim duvarı incelir; bu da kanama, perforasyon ve eksik tahliye riskini artırır. Erken haftalarda yapılan işlemler bu nedenle belirgin şekilde daha güvenlidir. Gebelik haftanızı doğru hesaplamak için hafta hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Uygun Olmayan Koşullarda Uygulama

Sterilizasyon standartlarının sağlanmadığı veya ultrason eşliği olmadan yapılan işlemlerde enfeksiyon, perforasyon ve eksik tahliye riski ciddi biçimde artar. USG, rahim içi yapının ve gebelik haftasının doğru değerlendirilmesini sağlayarak işlemi güvenli hale getiren temel araçlardan biridir. Güvenli bir merkezi nasıl ayırt edeceğinize dair bilgiyi Ankara’da kürtaj sayfamızın ilgili bölümünde bulabilirsiniz.

Mevcut Enfeksiyon

İşlem öncesinde tedavi edilmemiş bir vajinal veya pelvik enfeksiyonun bulunması, işlem sırasında mikropların rahim içine ve tüplere yayılma riskini artırır. Bu nedenle işlem öncesi muayenede enfeksiyon taraması önemli bir adımdır.

Ek Hastalıklar ve Kanama Bozuklukları

Pıhtılaşma bozuklukları, kontrolsüz kronik hastalıklar veya kan sulandırıcı ilaç kullanımı, işlem sırasında ve sonrasında kanama riskini artırabilir. Bu hastalarda işlem öncesi ayrıntılı değerlendirme ve gerekirse ek önlemler alınması gerekir.

Önceki Rahim Ameliyatları

Sezaryen, myom ameliyatı veya daha önceki kürtajlar nedeniyle rahim duvarında oluşan skar dokusu, perforasyon ve yapışıklık riskini artırabilir. Bu hastalarda işlem sırasında ekstra dikkat ve genellikle ultrason eşliğinde yönlendirme gerekir.

Vakumlu Kürtajın Riskleri Farklı mı?

Vakum aspirasyon, günümüzde birinci trimester kürtajında tercih edilen ve klasik küretaja (keskin kürtaja) kıyasla daha düşük komplikasyon oranına sahip yöntemdir. Bunun temel nedeni, rahim iç yüzeyinin metal bir aletle kazınması yerine, gebelik dokusunun nazik bir emme mekanizmasıyla uzaklaştırılmasıdır. Bu fark, rahim iç tabakasına verilen travmayı belirgin şekilde azaltır ve dolayısıyla rahim içi yapışıklık (Asherman sendromu) riskini düşürür.

İşlem süresinin kısa olması da ayrı bir avantajdır; daha kısa süre, anestezi maruziyetini ve kanama riskini sınırlar. Ayrıca vakum aspirasyonda rahim duvarına doğrudan sert temas daha az olduğundan, perforasyon riski de klasik küretaja göre daha düşük seyreder. Dünya Sağlık Örgütü de bu nedenle birinci trimester işlemlerinde vakum aspirasyonu öncelikli yöntem olarak önermektedir.

Elbette yöntemin güvenliği, doğru gebelik haftasında ve deneyimli bir hekim tarafından uygulanmasına bağlıdır. Kürtaj yöntemleri ve işlem sürecinin tüm aşamaları hakkında ayrıntılı bilgiye yöntemler ve işlem süreci sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

İlk Gebelikte Kürtaj Zararlı mıdır?

İlk gebelikte kürtajın kısırlığa yol açtığı ya da sonraki gebelikleri özellikle zorlaştırdığı yönündeki inanç, tıbbi literatürde karşılığı olmayan yaygın bir korkudur. Rahmin daha önce gebelik geçirmemiş olması, işlemin komplikasyon riskini kendi başına artıran bir faktör değildir. Nitekim komplikasyon oranlarını belirleyen değişkenler arasında kadının kaçıncı gebeliğinde olduğu yer almaz; belirleyici olan gebelik haftası, uygulanan yöntem, hekimin deneyimi ve işlemin yapıldığı koşullardır.

Bu korkunun bir kısmı, ilk gebelikte rahim ağzının henüz doğum yapmamış kadınlarda genellikle daha sıkı olmasından kaynaklanır; bu durum dilatasyon sırasında biraz daha dikkat gerektirebilir, ancak deneyimli bir hekim için ek bir risk oluşturmaz ve kademeli dilatasyon teknikleriyle rahatlıkla yönetilir. Rahim ağzı yaralanması veya rahim içi yapışıklık gibi riskler, ilk gebelik olup olmamasından değil, yukarıda saydığımız faktörlerden etkilenir.

Tekrarlayan Kürtajın Riskleri

Tek bir kürtaj ile birkaç kez tekrarlanan kürtaj arasında risk açısından fark vardır. İkinci bir kürtaj, tek başına ilk işlemden çok daha riskli değildir; ancak rahim, art arda yapılan her işlemle birlikte kümülatif bir travmaya maruz kalır. Literatürde net bir eşik sayı belirtilmemekle birlikte, üç ve üzeri işlem sonrasında komplikasyon oranlarının, özellikle rahim içi yapışıklık açısından, belirgin şekilde arttığı bilinmektedir.

Bunun temel nedeni rahim iç yüzeyidir: her işlemde endometriyum belirli bir travma geçirir ve iyileşme süreci tamamlanmadan tekrar işlem yapılması, yara dokusu (adezyon) oluşma olasılığını artırır. Tekrarlayan kürtaj öyküsünde Asherman sendromu riski, tek işleme kıyasla daha yüksektir.

Burada önemli bir noktanın altını çizmek isteriz: Kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değildir. Güvenli ve etkili korunma yöntemleri mevcutken kürtajın tekrar tekrar başvurulan bir çözüm haline gelmesi, hem bedensel hem duygusal açıdan gereksiz bir yük oluşturur. Bunu bir yargı olarak değil, sağlığı koruma amacıyla paylaşıyoruz.

İki kürtaj arasında, rahmin tam olarak iyileşebilmesi için en az bir adet döngüsünün tamamlanması önerilir; ancak ideal olan, bu süreci hiç yaşamayacak şekilde uygun bir korunma yöntemine geçmektir. Kürtaj sonrası korunma seçenekleri hakkında ayrıntılı bilgiye korunma sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Riskleri Azaltmak İçin Ne Yapılabilir?

Kürtajın taşıdığı riskler, doğru adımlar atıldığında büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Bu noktada hastaya düşen ve kliniğe düşen sorumluluklar birlikte işler.

Öncelikle işlemin mümkün olan en erken gebelik haftasında yapılması, komplikasyon riskini belirgin şekilde azaltır. İşlemin ruhsatlı bir sağlık kuruluşunda ve alanında deneyimli bir kadın hastalıkları uzmanı tarafından yapılması, güvenliğin temelini oluşturur. Ultrason eşliğinde uygulama, hem gebelik haftasının doğru tespitini hem de rahim içinin eksiksiz değerlendirilmesini sağlar.

İşlem öncesinde yapılan tetkikler — kan grubu, hemogram ve gerekli görülen enfeksiyon taramaları — olası riskleri önceden fark etmemizi sağlar. İşlem sonrasında önerilen kontrol muayenesine ve varsa reçete edilen antibiyotik tedavisine düzenli uyum, enfeksiyon ve eksik tahliye gibi durumların erken yakalanmasında belirleyicidir.

Son olarak, işlem sonrası dönemde ateş, kesilmeyen kanama veya şiddetli ağrı gibi uyarı belirtilerini bilmek, gerektiğinde vakit kaybetmeden bir hekime başvurmayı mümkün kılar.

Özetle, kürtaj doğru koşullarda planlandığında ve takip edildiğinde güvenle yönetilebilen bir işlemdir. Kliniğimizde her hastamızın sürecini işlem öncesinden kontrole kadar birlikte yürütüyor, sorularına açık ve net cevaplar vermeye özen gösteriyoruz.

Hangi Belirtilerde Hemen Doktora Başvurulmalı?

İşlem sonrası aşağıdaki belirtilerden herhangi biri fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır:

  • Bir saatte birden fazla pedi ıslatan yoğun kanama
  • 38°C ve üzerinde ateş
  • Kötü kokulu vajinal akıntı
  • Basit ağrı kesicilerle geçmeyen şiddetli karın ağrısı
  • Baş dönmesi veya baygınlık hissi

Bu belirtiler, enfeksiyon veya rahimde parça kalması gibi durumların işareti olabilir; ayrıntılı bilgiye parça kalması sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Böyle bir durumda kliniğimizi 0 541 591 80 00 üzerinden arayarak hızlıca yönlendirme alabilirsiniz.

Erken fark edilen her belirti, kolayca yönetilebilir bir sorundur — bu yüzden şüphe duyduğunuzda beklemeden bize ulaşmanızı öneririz.

Sık Sorulan Sorular

Kürtaj ağrılı bir işlem mi?

Uygulanan yönteme ve kullanılan anesteziye göre değişir; çoğu hastada hafif kramp tarzında bir rahatsızlık hissedilir. Yöntemlere ve ağrı yönetimine dair ayrıntılı bilgiye yöntemler sayfamızdan ve ağrı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Kürtaj rahme kalıcı zarar verir mi?

Uzman hekim tarafından uygun koşullarda yapılan bir kürtaj genellikle kalıcı hasar bırakmaz. Kalıcı zarar riski, esas olarak tekrarlayan işlemler, tedavi edilmemiş enfeksiyon veya uygunsuz koşullarda yapılan uygulamalarla ilişkilidir.

Kürtaj sonrası düşük riski artar mı?

Tek, komplikasyonsuz geçen bir kürtajın sonraki gebeliklerde düşük riskini artırdığına dair tutarlı bir kanıt yoktur. Risk, genellikle rahim ağzı veya rahim duvarında oluşan hasarla ilişkilidir.

Kürtaj dış gebelik riskini artırır mı?

Kendi başına doğrudan bir neden değildir; ancak geçirilmiş pelvik enfeksiyon varsa tüplerde oluşan hasar dış gebelik riskini artırabilir. Ayrıntılı bilgiye dış gebelik sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Kürtaj hormonal dengeyi bozar mı?

Hayır, kürtaj hormon sistemini kalıcı olarak etkilemez. İşlem sonrası birkaç adet döngüsü boyunca geçici dalgalanmalar görülebilir, ancak bu durum kısa sürede kendiliğinden normale döner.

Kürtajdan sonra adet düzeni bozulur mu?

İlk bir-iki döngüde gecikme veya değişkenlik görülebilir, bu normaldir. Uzun süre devam eden düzensizlikte değerlendirme gerekir. Ayrıntılı bilgiye adet düzeni sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Kararınızı netleştirelim
Op. Dr. Ayşegül Baylas Şahin
op. dr. ayşegül baylas şahin
kadın hastalıkları ve doğum uzmanı

Buraya kadar okuduğunuz bilgiler genel bir çerçeve sunar; ancak sizin durumunuz için geçerli risk düzeyini belirleyen şey, gebelik haftanız, genel sağlık durumunuz ve kişisel öykünüzdür. Bu noktaları netleştirmenin en sağlıklı yolu, bir muayeneden geçmektir.

Randevu sırasında sorularınızı sormaktan çekinmeyin; o görüşmede bir karar vermek zorunda değilsiniz. Amacımız, size doğru bilgiyi vererek kendi durumunuzu net biçimde görmenizi sağlamaktır. Bize +90 541 591 80 00 üzerinden ulaşabilir, dilerseniz WhatsApp üzerinden yazılı olarak da iletişime geçebilirsiniz.